>

KİMYEVİ GÜBRE ÇEŞİTLERİ


AZOTLU GÜBRELER

Bitkiler için mutlak gerekli gübrelerden en önemlisi azotlu gübrelerdir. Toprakta bulunan azot miktarı bitkilerin sağlıklı olarak büyümesi, kaliteli ve yüksek oranda mahsul vermesi için yeterli değildir. Bu bakımdan bitkinin ihtiyacı olan azotun, azotlu gübrelerle toprağa verilmesi gerekmektedir. Türkiye topraklarının %93 ünde azot yeterli seviyede değildir. Bitkiler azot ihtiyacını daha çok amonyum (NH4) ve nitrat (NO3) formundaki azot kaynaklarından temin ederler. Bütün azotlu gübreler toprağa uygulandıklarında parçalanarak amonyum veya nitrata dönüşürler. Bütün azotlu gübrelerin ham maddesinin amonyak olması ve toprağa uygulandıklarında da parçalanarak amonyum ve nitrata dönüşmesi nedeniyle, herhangi bir azotlu gübre ile bitkinin azot ihtiyacını karşılamak mümkündür. Ancak bu gübrelerin yetiştirilen bitki çeşidine, iklim ve toprak özelliklerine bağlı olarak birbirine tercih edilen yönleri vardır.

Azotlu gübrelerden,

  • AS (amonyum sülfat) taki azot formu, Amonyum (NH4),
  • AN %33 (amonyum nitrat) ve CAN %26 gübrelerindeki azot, hem amonyum (NH4), hem de Nitrat (NO3) formunda,
  • Üre gübresinde azot formu Amid (NH2) formunda olup bitkilerin hemen alabileceği formda değildir.


Azotlu gübreler, üst gübre olarak bilinir. Toprağa verildikten sonra ısı ile buharlaşma veya sulama suyu ile beraber toprağın alt  katmanlarına taşınma riski vardır. Bu nedenle azotlu gübrelerin, bitkinin ihtiyaç duyduğu dönemden önce verilmesi, gübre kaybına yol açar. Eğer azotlu gübre, serpme usulü veriliyorsa toprağa karıştırılmalıdır. Aksi halde buharlaşıp kaybolabilir ve bitkiye yararı azalır.
Azotlu gübreler toprağa her yıl verilmelidir. Azotlu gübrelerin,

     1/3’ü ilkbahar toprak hazırlığında,
     1/3’ü çapalama sırasında ve
     1/3’ü de ilk sulama ile toprağa verilmelidir.

Toprak yüzüne saçılıp günlerce kalan yada çok az bir yağışla toprağa atılan gübrenin, amonyak halinde buharlaşması olacağından etkinliği azalır. 
Bitkinin ihtiyaç duyduğu azotlu gübrelerin yeterli miktarlarda ve usulüne uygun olarak verilmesi, yüksek oranda ve kaliteli ürün elde etmenin temel şartlarındandır. Ancak azotlu gübrelerden beklenen faydanın sağlanabilmesi için bu gübrelerin özelliklerinin iyi bilinmesi gereklidir.

Özetle Azotlu Gübreler

  • Kök teşekkülünü,  bitkinin gelişmesini  ve  büyümesini sağlar,
  • Bitkilerin olgunlaşmasını çabuklaştırır.
  • Mahsulün kalitesini yükseltir.
  • Dane dökümünü önler, verimi çoğaltır.
  • Daneler olgun olur. 


Azotlu Gübrelerin Eksikliğinde Ortaya Çıkan Problemler

Bitkiler için hayati önemi olan azotun yeterli derecede temin edilemediği durumlarda bitkide bazı noksanlık belirtileri ortaya çıkar. Yeteri kadar azot alamayan bitkilerde yapraklar küçülür, dallar zayıf olur ve yukarı doğru büyür, yan sürgünler azalır. Yapraklar ilk önceleri solgun ve sarı-yeşil bir renktedirler. Yapraklardaki bu sararmalar önce yaşlı yapraklarda ortaya çıkar. Azot noksanlığının devam etmesi durumunda yapraklar sararıp kahverengine döndükten sonra kururlar. Yaprak ayasındaki bu renk değişiklikleri yaprak damarlarında da aynen görülür.

Azot eksikliği,

  • Diğer elementlerinin bitki tarafından yeterli derecede alınıp – alınamamasına tesir eder.
  • Protein ve enzimlerin sentezi yavaşlar. Bitkinin gelişmesi durur, bitki bodur kalır.
  • Bitki bazen kırmızımtırak bir renk alır.
  • Verim düşer.
  • Hububatta sapa kalkma başlangıcında olursa yapraklar açık yeşil bir renk alır. Saplar ince ve zayıf, başaklar kısa kalır ve taneler iyi olgunlaşmaz.

 

Azotlu Gübre Fazlalığında Ortaya Çıkan Problemler

Yetersiz azot bitki gelişmesi üzerinde nasıl olumsuz etki yaparsa, aşırı miktarlarda azot uygulamaları da bitki gelişmesini olumsuz yönde etkiler. Bu durum hem üretimin düşmesi hem de gübre masrafını gereksiz yere artırmış olması bakımından arzu edilmez. Azotlu gübrelerin bitki gelişmesi üzerine etkileri çok bariz ve hızlı olduğu için, noksanlık belirtileri görüldüğünde yeterli miktarlarda uygulanan azotlu gübrenin bitki gelişmesi üzerindeki etkisini hemen görmek  mümkün olduğu gibi, aşırı miktarlarda azotlu gübre uygulamalarının olumsuz etkisi de belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Fazla miktarlarda azotlu gübre uygulanan bitkilerde toprak üstü aksamı çok hızlı büyür. Bu bitkilerde hücre çeperleri ince olur ve fazla azotlu gübre uygulanan bitkiler fazla miktarlarda su ve az miktarda kuru madde ihtiva ederler. Bun durumdaki bitkiler körpe yapılı olurlar ve hastalıklara daha kolay yakalanırlar. Gereğinden fazla azot uygulanan şeker pancarında, şeker oranı azalır. Hububatta ise yatmaya sebep olduğu gibi, kışlık bitkilerin dona karşı mukavemeti azalır.

  • Gübre fazla kullanıldığı için maddi kayıp oluşur.
  • Bitki süratle büyür, ekinler yatar. Üründen ziyade sap verimi olur.
  • Dokular ve hücre zarları gevşek teşekkül eder.
  • Bitkinin kuraklığa, soğuğa, hastalık ve zararlılara karşı mukavemeti azalır.
  • Meyveler kalitesiz olur. (Kalın kabuklu, sünger gibi ve dayanıksız olur.)



Azotlu Gübre Çeşitleri

Amonyum sülfat %21

Genellikle beyaz renklidir, toz şekere benzediği için “şeker gübre” diye de adlandırılır. Beyaz veya diğer renklerde olabilir fakat  renk farklılığının bitki üzerindeki etkisinde değişiklik olmaz. Kireçli topraklarda güvenle kullanılabilir. Azotlu gübreler içinde kükürt içeren tek çeşittir.

Üre %46
Üre içindeki azot, diğer azotlu gübrelerden daha çoktur. Üre gübresinin %46’sı azot bitki besin maddesidir. Üre bütün bitkilere, her dönemde uygulanabilecek bir gübredir. Fakat fazla verilmesi gerekiyorsa kullanılacak üre miktarı birkaç defada uygulanmalıdır. Toprağa verildikten sonra hemen karıştırılmalıdır. Aksi takdirde toprak yüzeyinde kalan gübrede azot kaybı/uçması olabilir.

Amonyum Nitrat %33
Amonyum nitrat gübresi,  kireçli (CAN %26) ve saf halde (AN %33) olmak üzere iki ayrı türde piyasada satılır. Kireçli olanı yaklaşık olarak  %26 oranında saf azot besin maddesi içerir ve bu, kalsiyum amonyum nitrat gübresi olarak bilinir. Saf amonyum nitrat  ise min. %33 azot içerir.
Amonyum nitrat gübresinin bitkilere etkisi hem çabuk, hem de devamlıdır. Ekim zamanı kullanılabileceği gibi, bitki gelişiminin belirli dönemlerinde de başarı ile uygulanabilir. Yoğun yağış alamayan topraklarda üst gübre olarak  CAN %26 yerine AN %33 kullanılmalıdır, çünkü topraktaki nem AN %33 gübresini eritebilmektedir.

Azotlu Gübre Kullanımıyla İlgili Olarak,
Azotlu gübreler arasında mahsule fayda yönünden fazla bir farkın bulunmadığı şeklindeki genel kanaate rağmen aşağıdaki hususların göz önünde bulundurulması gerekmektedir.  

  • Çay bitkisi için amonyum sülfat tercih edilen bir gübre olmakla beraber, bölge toprakları pH'larının çok düşük olması ve amonyum sülfat gübresinin de asit karakter göstermesi nedeniyle, amonyum nitrat gübresi tercih edilmelidir.
  • Çeltik tarımında amonyum sülfat kullanılmalıdır, bulunmazsa ikinci tercih Üre %46 olmalıdır. Amonyum nitrat gübresi çeltik ziraati için uygun değildir.
  • Üre tercihen yağışlı bölgelerde kullanılmalıdır; geçit ve kurak bölgelerde için de uygundur. Sonbaharda, ilkbaharda veya yaz aylarındaki azot ilaveleri için kullanılabilir. Kurak bölgelerde yağışlardan önce toprağa gömülmek veya karıştırılmak suretiyle tatbik edildiği taktirde gübredeki azot kaybı en düşük bir düzeye indirilmektedir.


Azotlu Gübrelerin Verilme Zamanı

Tahıllar,
Tahıllarda, ekimle birlikte A.Sülfat ve Üre gibi yıkanmak suretiyle topraktaki kaybı daha az olan azotlu gübreler kullanılır. Kardeşlenme döneminden önce özellikle CAN, bu gübrenin tedarik edilmemesi halinde ise yağışlardan önce olmak üzere ÜRE gübresi kullanılmalıdır. Buğday ziraatının geniş ölçüde yapıldığı yerlerde kurak giden yıllarda ikinci azotlu gübre kullanımından vazgeçilmesi gerekir. Derin yapılı iyi nadas edilmiş topraklarda yağışın normal gittiği yıllarda yeterli miktarda  azotlu gübre kullanmak şarttır.

Meyveler
Meyve ağaçlarında azot noksanlığı görüldüğünde çiçeklenmeden önce ve sonbaharda %0,5-1.0  konsantrasyonda ÜRE hazırlanarak püskürtme şeklinde ağaçlara verilebilir. Yine meyve ağaçlarında azot noksanlığını gidermek için, azotlu gübre, ağaç tacı altındaki (gövdenin 0,5 m. çevresindeki saha hariç tutulmak  suretiyle) satha serpilip, tırmık veya çapa ile toprağa karıştırılır.

Ayrıca meyve ve narenciye bahçelerinde sıra  aralarının traktör ile işlenmesi mümkün olan hallerde

       1. yıl kuzey-güney doğrultusundaki sıralara,
       2. yıl doğu- batı doğrultusundaki sıralara toprak işleme esnasında verilebilir.

Bağların gübrelenmesinde;
Azotlu gübrelerden A.Sülfat ve CAN’ ın yarısı Şubat veya Mart Aylarında yapılan toprak işlemesi sırasında, ÜRE gibi  Azotlu gübreler ise ilk çapadan önce verilmelidir.

Sebzeler
Sebzelerde vegetasyon dönemleri dikkate alınarak l veya 2 defa verilebilir.
Verilecek azotlu gübrenin yarısı tercihen A.Sülfat halinde dikimden I5 gün sonra, II. Yarısı ise meyve bağlandıktan sonra, gövdeden 5-10 cm. yana atılarak toprağa hafifçe karıştırılır.

Bostan (kavun,karpuz) tarımında verilecek azotlu gübrenin yarısı ekim anında ocak sıralarında yanına uygulanmalı ve ekim yapılmalıdır. II. Yarısı ise çapadan önce ocakların etrafına serpilmeli veya sıraların yanına verilmelidir.



FOSFORLU GÜBRELER

Bitki büyümesinde mutlak gerekli gübrelerden birisi de fosforlu gübrelerdir, halk arasında “taban gübresi” olarak da bilinir. Fosfor olmadan bitkide hücre çoğalması ve büyüme olmaz. Yeni köklerin, çiçek ve çiçek tozunun, tohum ve meyvenin teşekkül etmesi için bitkilerin mutlak surette fosfora ihtiyacı vardır. Fosfor, bitkilerin olgunlaşmasını hızlandırdığı gibi, köklerin gelişmesini de artırır. Fosforun gerek kök gelişmesini artırması ve gerekse olgunlaşmayı hızlandırması kurak yöreler için oldukça önemlidir. Kuvvetli ve iyi gelişmiş köklere sahip bitkiler, topraktaki mevcut su ve besin maddelerinden daha çok istifade ederler. Erken olgunlaşan bitkiler ise yaz mevsiminin sıcak ve kurak havalarından önce gelişmelerini tamamlayarak geç olgunlaşan bitkilere nispeten daha yüksek oranda verim verirler.
Fosforca fakir topraklarda yetişen bitkilerde büyüme yavaşlar. Yeni sürgünlerin sayısı azalır ve dikine büyürler. Yapraklar normal yeşil renkte olmayıp ekseriye mor bir renk alırlar ve vaktinden önce dökülürler. Fosfor noksanlığı çeken bitkilerde çiçeklenme az olur, tomurcuklanma ve çiçeklerin açması gecikir.

Tarım alanlarının bir çoğunda fosfor problemi vardır. Bu problemin başlıca sebepleri,

  • Toprakta bulunan fosfor miktarının az oluşu,
  • Topraktaki mevcut fosforun tamamının bitkiye yarayışlı durumda olmayışı,
  • Gübrelerle toprağa verilen fosforun önemli bir kısmının toprak tarafından tutularak bitkiye yarayışsız duruma geçmesi olarak sıralanabilir.


Tarım alanlarındaki fosfor probleminin ortadan kaldırılarak yeterli seviyede verim alınabilmesi için, yetiştirilen bitkinin ihtiyacı olan fosforun, fosforlu gübreler kullanılarak karşılanması gerekmektedir. Fosforlu gübrelerde suda erirlik esas alınmalı ve suda erir fosfor miktarı yüksek olan gübreler tercih edilmelidir. Bunlar, hareketsiz gübrelerdir. Bu nedenle fosforlu gübreleri uygularken kök derinliğine vermek gerekir. Fosforlu gübrelerin etkisi birkaç yıl sürer. 

Fosforlu Gübreler,

  • Kök teşekkülünü ve büyümesini sağlar.
  • Bitkilerin olgunlaşmasını çabuklaştırır.
  • Mahsulün kalitesini yükseltir.
  • Dane dökümünü önler ve daneler dolgun olur.
  • Verimi çoğaltır.
  • Bitkinin kuraklığa dayanıklılığını artırır.
  • Bitkinin hastalıklara karşı mukavemetini artırır.


Fosforlu Gübrelerin Eksikliğinde Ortaya Çıkan Problemler,

  • Bitkiler bodur kalır. Dal ve yapraklar tam anlamı ile gelişemez.
  • Saplar zayıf, kök büyümesi ve hububatta sapa kalkma sınırlı olur.
  • Bitki yaprağı kirli yeşil veya kırmızımtırak renkte olur.
  • Meyve ağaçlarında sürgünlerin büyümesi, çiçek ve tomurcuk açma yavaşlar
  • Verim düşer.


Fosforlu gübrelerin fazlalığında, bitkiye herhangi bir olumsuz etki görülmemiştir.


Fosforlu Gübrelerin Kullanımıyla İlgili Olarak

  • Fosforlu gübreler, bitki büyüdükten sonra verilmemeli, ekimden hemen önce veya ekim sırasında toprak   derinliğine gömülmelidir.
  • Triple Süper Fosfat Gübresi(TSP) , Normal Süper Fosfat (NSP) gübresine oranla yaklaşık 2.5 kat daha fazla etkin madde ihtiva etmektedir. Bir çiftçi TSP gübresinden dekara 20 kg kullanıyorsa NSP gübresinden dekara 50 kg kullandığında, toprağa aynı miktarda fosfor vermiş olur.
  • Normal Süper fosfatın yapısında kükürt ve alçı da bulunmaktadır.
  • Havalanma, bitki köklerinin oksijen ihtiyaçları için doğrudan, topraktaki bazı yararlı kimyasal ve biyolojik olayların gelişimi için dolaylı olarak gübre ve toprak fosforunun yarayışlılığını etkiler.
  • Toprak neminin yeterli düzeyde bulunması fosforun elverişliliğini artırır.
  • Eğer toprakta nem yeterli değilse, atılacak fosforlu gübreler toprakta mevcut nemi çekeceğinden, faydasından çok  kuraklığa neden olabilecektir.
  • Düşük sıcaklık, bitkilerin gelişmesini ve köklerin geçirgenliğini azaltabilir. Yüksek sıcaklık ise, bitkilerin aktif fonksiyonların zayıflatarak diğer besin elementleri yanında  fosforun absorbsiyonunu (emilmesini) güçleştirebilir.
  • Triple Süperfosfat (TSP) ile ekim yapılacaksa; bitkinin azot ihtiyacını karşılamak için amonyum sülfat gübresi ile karıştırılmalıdır.
  • Özellikle kireç miktarı yüksek olan topraklarda TSP yerine NSP gübresi kullanımında fosforun etkinliği azalmaktadır. Bunun nedeni, bir dekara TSP’ye oranla ortalama 2.5 kat daha fazla kullanılan NSP gübresinin daha fazla miktarda toprak ile temas yüzeyi olmasından ve toprakta daha kolay bir şekilde, geçici de olsa, alınamaz hale gelmesindendir.
  • Kil oranı fazla olan topraklarda daha fazla fosforlu gübre kullanılmalıdır.
  • Bitki besin elementleri içinde bitkiye elverişlilik yönünden pH’dan en fazla etkilenen element fosfordur. Asitli topraklara alkalin karakterli fosforlu gübreler; alkalin karakterli topraklara ise asit özellik gösteren fosforlu gübreler verilmelidir.


Fosforlu gübrelerin verilme zamanı

  • Türkiye topraklarının bir kısmı asit karakterli, diğer bir kısmı ise çoğunlukla kireçli olduklarından bu topraklara verilen fosforlu gübreler zamanla bitkilerin kolaylıkla yararlanamayacağı şekilde toprakta bağlanırlar. Bu nedenle fosforlu gübreler ekimden veya dikimden hemen önce veya ekim esnasında verilmelidir.
  • Fosforlu gübreler ekimden çok önce veya bitki gelişmelerinin ileri döneminde verilecek olursa, bu gübrelerden beklenen fayda tam olarak sağlanamaz.
  • Bağlarda susuz şartlarda fosfor, azot ile birlikte en geç Ocak, Şubat aylarında, kış sürümünde pulluk altına verilmelidir. Sulu şartlarda azotun yarısı ile fosfor ve potasın tamamı kış sürümünde pulluk altına  verilmelidir.
  • Fosforlu gübreler, toprakta çok az hareket ederler. Fosfor kök gelişmesi için çok gereklidir. Verilen  gübrenin büyük kısmı ilk 10 gün içinde 1 mm.lik alandaki bitki kökleri tarafından alınabilir. Gelişmenin  ileri devrelerinde ise bitki kökleri 5 mm.lik alandaki fosfordan da yararlanabilir.

Bu nedenle;

Tahıllarda fosforlu gübrelerin ekimden önce ya da ekim ile birlikte toprağa verilmesi gerekir. Meyvelerde (özellikle yumuşak çekirdekli) yaprak döküm zamanı veya hasattan sonra bir defada verilir. Sebzelerde fosforlu gübrenin tamamı dikim sırasında kök derinliğine yani fide dikim karığının tabanına atılmalıdır.


Fosfor İçerikli Gübreler: TSP (triple süper fosfat) ve NSP (süper fosfat)

NSP – Normal Süper Fosfat
Granüle ve danecikler halinde boz veya açık gri renktedir. Hafif asit karakterdedir. Uzun süre rutubetli ortamda depolanırsa topaklanabilir. Bileşiminde % 18 - 20 fosfor  bulunmaktadır. Bünyesinde % 18 - 24  oranında kalsiyum (Ca) ve % 10-12 oranında kükürt bulunmaktadır. Tuzlu toprakların ıslahında kullanılması uygundur.

TSP – Triple Süper Fosfat
Bileşiminde % 43-46 fosfor bulunur. Gri renkli, danecikler halindedir. Ekim ve dikimden önce veya ekim sırasında toprağa verilmeli, tohum veya kök derinliğine gömülmelidir. Etkili madde yüzdesine bağlı olarak bünyesinde % 12-16 oranında Kalsiyum(Ca) bulunmaktadır. Bu nedenle asit topraklarda etkinliği daha fazla görülür.

KOMPOZE GÜBRELER

Birden fazla bitki besin maddesini bir arada bulunduran gübrelerdir. Kompoze gübre içindeki bitki besin maddeleri  azot, fosfor, potasyum sırasına göre  yüzde  olarak ifade edilir. Mesela kısaca 3-15 adı verilen 15-15-15 terkibindeki bir kompoze  gübrenin  100 kilogramında, 15 kilogram saf azot + 15 kilogram fosfor + 15 kilogramda potasyum var demektir.
Kompoze  gübreler  birkaç  çeşit bitki  besin  maddesini  birlikte içerdiklerinden  çiftçiler  çeşitli gübreleri  ayrı  ayrı alma, taşıma, depolama  ve  tarlaya verme  zorluklarından kurtulmuş  olur. Daha az  emek ve  zaman  harcayarak  ekonomi ve kolaylık sağlanır.
Buna karşılık  kompoze  gübrelerin kapsadıkları bitki besin maddeleri oranının  ekilecek bitkinin  ihtiyacına her zaman tam olarak uygun  olmaması, kullanımında sınırlayıcı  bir faktör olarak ortaya çıkar. Ayrıca gübredeki  besin maddelerinin ayrı zamanlarda ve farklı metotlarla uygulanmasının gerektiği durumlarda da, kompoze  gübre kullanılması uygun olmayabilir.
Yurdumuzun çeşitli  topraklarında genellikle azot ve fosfor az, potasyum ise yeterli miktarda bulunduğu için kullanılacak kompoze  gübrelerin  çoğunlukla potasyum ihtiva  etmeyen  gübreler  olması  gerekmektedir.  Bünyesinde her üç besin maddesini yani azot, fosfor un yanında potasyum eksikliği analizlerle tespit edilen sahalarda kullanılmalıdır.

Kompoze gübrelerin kullanımıyla ilgili olarak

  • Kompoze  gübrelerde  aranılacak  önemli özellik, bu  gübrelerdeki  fosforun  suda  erirlik  derecelerinin  yüksek  olması gerektiğidir. Suda eriyebilir fosfor miktarı yüksek olan kompoze gübre diğerlerine tercih edilmelidir.
  • Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki topraklarında genellikle potasyum  besin maddesi yeterli miktarlarda bulunduğundan kullanılacak kompoze gübreler çoğunlukla  içinde potasyum bulunmayan  kompoze gübreler olması gerekir.
  • Tarladan alınan  toprak    örneklerinin  analiz  sonuçlarına  göre  toprakta azot  ve  fosfor  yanında potasyum  eksikliği de görülüyorsa o zaman içinde azot, fosfor ve potasyum bulunduran kompoze gübreler kullanılmalıdır.
  • Kompoze gübrelerin her yıl kullanılması sonucu bazı tarlalarda fosfor fazlalığı oluşmaktadır. Bu nedenle       toprak analizi sonucunda fosforlu gübreye ihtiyaç yok ise kompoze gübreler yerine diğer azotlu gübrelerin       kullanılması gerek üretici ve gerekse ülke açısından daha ekonomik ve verimli olur.
  • Kompoze  gübrelerin  içinde  bulunan  bitki  besin  maddeleri  miktarı  ekilecek bitkinin  isteğine  her zaman uygun olmayabilir. Az olabilir, istenenden çok olabilir.
  • Kompoze  gübrenin  içinde bulunan bitki  besin maddeleri  iklime  ve  toprağın  özelliğine  göre  ayrı ayrı  ve  farklı usullerle verilmesi gerekiyor olabilir. Kompoze gübrelerde besin maddeleri bir arada olduğundan bu imkansızdır.
  • Kompoze gübrelerdeki azotun tamamı amonyum formunda olabildiği gibi bir kısmı nitrat formunda bulunabilir. İçeriğindeki fosforun tamamı suda erir durumda olanlar yanında, bir kısmı sitratta erir form da olan gübreler de vardır.

 
Kompoze gübreler : NPK formunda olup, en çok tüketilenleri 15-15-15, 20-20-0, DAP (18-46-0)

Anasayfa | Güneysan'a Bakış | Ürünler | Gübreleme Bilgisi | Lojistik | Bayilik | Kariyer | İletişim | Site Haritası